Bradford Bad girl (1.bölüm)

 

 Başımı arabanın camına yaslamış yeni okulumu düşünüyordum..Bradford Lisesi.. Orada beni nelerin karşılayacağını bilmiyordum.

 Babam sürücü koltuğunda dikkatini yola vermişti. Arada bir başını çevirip bana bakıyordu. Onun işleri yüzünden Londra'dan Bradford'a taşınmak zorunda kalmıştık. İlk başta bu değişikliğin bana iyi geleceğini düşündüm..Ama okula alışabilecek miydim..Emin değilim..

 Aslında Bradford'u sevmiştim. Londra'nın kalabalığı burada yoktu ve bu beni rahatlatıyordu. Kalabalık ortamlar hoşuma gitmiyor..

 Önümüze bir tabela çıktı..

 

 Bradford Lisesi.. 100 m..

 

 100 metre! Birkaç dakika içinde yeni okulumda olacaktım. Çantamdan aynamı çıkarıp son bir kez kendime baktım. Babam dönüp bana endişeyle baktı..

"Gayet güzel görünüyorsun Lauren..Rahatla artık..Orası sadece bir okul!"

 Bunu nasıl söyleyebilirdi? Sinirle ona döndüm..

"Sadece bir okul mu? Oraya alışabileceğimi düşünüyor musun baba..Ya beni sevmezlerse?"

"Seni sevecekler Lauren..Bunu ikimiz de iyi biliyoruz.."

 Lisenin önüne gelmiştik. Babam boş otoparkta bir yer bulup arabayı park etti. Okula bir göz attım. Burası küçük bir okuldu ve iki binadan oluşuyordu. Birinci bina krem rengindeydi. Yanındaki küçük bina ise kırmızıya boyanmıştı. Üzerinde büyük harflerle KANTİN yazıyordu.. Babam kolumu tuttu ve bana gülümsedi.

"Sana güveniyorum Lauren.. Buradaki herkesle iyi arkadaşlıklar kuracağına eminim.."

 Onun güven verici sözlerine rağmen hala endişeliydim.. Arabadan inmek istemiyordum. Başımı cama çevirdim ve bir kez daha okula baktım..

"Yalnız kalacağım baba.."

"Saçmalama! Yalnız kalmayacaksın.. Zayn de bu okulda."

 Aniden başımı ona çevirdim..

"Hey..Zayn de kim?"

 Şaşkınlıkla bana baktı.

"Hatırlamıyor musun? Eskiden onun babasıyla arkadaştık. Sen ve Zayn o zamanlar 5 yaşındaydınız. Sizi birlikte oyun oynamanız için bahçede bırakırdık ve döndüğümüzde sizi kavga ederken bulurduk"

 Kahkaha atmaya başladı. Hatırlamaya başlıyordum..

"Tanrım!Baba.. Bizim Zayn? O bizim okulda mı.."

"Evet tatlım.. O da senin gibi 15 yaşında..

 Biraz rahatlamıştım. En azından burada tanıdığım birileri olacaktı.. Arabadan inerken babam bana gülümsedi.

"İyi şanslar Lauren.."

 Dersin başlamasına henüz 20 dakika vardı. Kantine doğru ilerlerken herkesin bana baktığını hissedebiliyordum. Aniden yanıma sarışın mavi gözlü bir çocuk geldi ve gülümsedi:

"Hey..Merhaba..Sen Lauren Barrel olmalısın"

 Ben de ona gülümsedim..

"Ah..Evet..Adımı nereden biliyorsun?"

"Bradford küçük bir yerdir Lauren.. Buradaki her şeyden herkesin haberi olur.. Yaklaşık 1 aydır herkes senin gelmeni konuşuyor!" 

 Utanmıştım.Etrafa bakındım. Herkes bana bakıyordu.

"Bu yüzden mi..Herkes bana bakıyor?"

 Gülmeye başladı:

"Ah.. Evet.. Bu arada ben Jasper"

 Elini uzattı. Bu çocuğu sevmiştim..Hem çok yakışıklıydı..Elini sıktım ve gülümsedim.. Jasper elin omzuma attı.

"Hadi kantine gidelim.."

 Kantine doğru yürürken elini omzuma atmasına şaşırmıştım. Kantine girer girmez yine herkes bana bakmaya başladı. Jasper bir masaya doğru ilerledi ve oturmam için sandalyeyi çekti. Oturup etrafa bakınmaya başladım. Jasper da karşıma oturmuştu..

"Ee? Nasıl buldun Bradford Lisesini?"

"Ben..Bilmiyorum..Ama..Herkesin bana bakması..Hiç hoşuma gitmedi.."

"Sanırım bütün erkeklerin sende gözü var.."

 Haklıydı..Beni yiyecekmiş gibi bakıyorlardı.. Hepsinin ağzına birer tane gömmek istedim.. 

 Birkaç dakika geçmeden oturduğumuz masaya iki kız ve bir erkek geldi. Benimle tanışmak istiyorlardı. Çok sıcakkanlı görünüyorlardı. Hepsine kanım ısınmıştı..

 Tanışalı henüz birkan dakika olmasına rağmen hepsiyle çok iyi arkadaş olmuştum bile. İsimleri Jane, Alice ve Mike idi. Onlarla sohbete dalmışken birden kantine bir çocuk girdi.

 Herkes hayranlık dolu bir yüzle ona bakıyordu. Kim olduğunu merak ettim ve ben de başımı ona doğru çevirdim.

 Gerçekten yakışıklı bir çocuktu.. Siyah saçlarının önünü havaya kaldırmıştı. Gözleri kahverengiydi ve dudakları çok güzel görünüyordu. Kusursuz bir yüzü vardı. Ağzım açık bir şekilde ona bakarken o da bir an bana dönüp baktı. Ardından yüzünde alaycı bir gülümseme oluştu ve arkadaşlarıyla birlikte yanımızdaki masaya oturu. Jane benim ona baktığımı fark etmişti.Kıkırdamaya başladı:

"Çok yakışıklı değil mi? Ama zamanını boşuna onun için harcama..Buradaki hiçbir kızla ilgilenmiyor.."

 Merakla sordum..

"Adı ne?"

"Zayn Malik.."

 Şaşırmıştım. Ardından yüksek sesle kahkaha attım. Herkes dönüp bana baktı..Zayn de bana bakıyordu.. Zayn de duyabilsin diye yüksek sesle bağırdım:

"Zayn Malik öyle mi? 5 yaşındayken koca bir televizyonu camdan atan Zayn Malik.. " 

 Kantindeki herkes kahkahalarla gülmeye başladı. Zayn ise sinirle ayağa kalktı ve masamınız yanına geldi..

"Sen kimsin! Sen..Bunu..Bunu nereden biliyorsun?"

 Kahkaha atıp yüksek sesle konuşmaya devam ediyordum.

"10 yılda ne kadar da değişmişsin Zayn! Senin bu kadar..Yakışıklı biri olacağın aklıma gelmezdi.. 5 yaşında altına yapıyordun! Hala yapıyor musun?"

 Kantindeki herkes gülmekten iki büklüm olmuştu. Zayn ise iyice sinirlenmişti. Kulaklarına kadar kızardı. Bileğimi sertçe tuttu..

"Sen kimsin!"

"Lauren Barrel.."

"Ne?! 5 yaşındayken 'Anne ben evlenmek istiyorum!' diye ağlayan kız mı??"

 Bu sefer herkes bana gülüyordu ve sinirlenme sırası bendeydi.. Zayn'in karnına hızlı bir yumruk attım..

"Kapa çeneni Zayn! Seni aptal!"

 Zayn acıyla inledi. Ardından bileğimi daha sıkı kavrayıp büktü. Çığlık attım.

 Bütün kantin şaşkınlıkla bizi izliyordu. Aslında eğleniyorlardı. O sırada zil çaldı. Zayn'in elinden kurtuldum ve kantinin çıkıp kapısına doğru ilerledim. Son anda arkamı dönüp bağırdım..

"Seninle işimiz burada bitmedi Zayn Malik!"

-abelli44-

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !